
Tuztaşı Sessizliğini Bozdu! Cumhuriyet Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Tuztaşı'ndan Gökmedrese Nikahı Polemiğine Yanıt...
"Halis Olmayan Niyetlerle Hedef Gösterildik!"
Cumhuriyet Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Tuztaşı, Gökmedrese'de gerçekleşen nikah töreniyle ilgili olarak bazı basın yayın organlarında çıkan haberlere karşı sessizliğini bozdu. Tuztaşı, yaptığı yazılı açıklamada, nikah törenlerinin "habercilik etiğini aşan ve halis olmayan niyetlerle" hedef gösterildiğini belirterek, yaşananları üzüntü ve şaşkınlıkla karşıladığını ifade etti.
Tuztaşı "Haksızlık Etmektense Haksızlığa Uğramayı Tercih Ederim"
Açıklamasına ünlü bir düşünürün "haksızlık etmektense haksızlığa uğramayı tercih ederim" sözüyle başlayan Prof. Dr. Tuztaşı, 5 Temmuz Cumartesi günü evliliğe adım attığı günün ertesinde bu şehirde öğreneceği başka şeylerin de olduğunu, dramatik bir gazete haberiyle fark ettiğini belirtti.
"Eserin Maneviyatına Yakışır Bir Edeple İcra Ettik"
Tuztaşı, özellikle nikah törenlerinin gerçekleştiği tarihi Gökmedrese'nin bahçesindeki restoran-kafe hizmeti veren açık mekânın, eserin maneviyatına yakışır bir edeple ve sadece 15-20 dakikalık kısa bir süre içerisinde icra edildiğinin altını çizdi. Aileleri ve dostlarıyla geçirdikleri birkaç saatin bu kadar polemik malzemesi edileceğini ne kendisinin ne de eşi olan mimar hanımefendinin tahmin edemediğini dile getirdi.
Prof. Dr. Tuztaşı, "Habercilik etiğini aşarak bütün vatandaşlara açık bir alanda kısa bir vakitte, müzik, dans vs. olmaksızın gerçekleşen törenimizin halis olmayan niyetlerle hedef gösterilerek kamuoyuna aktarılış biçiminin şaşkınlığını ve üzüntüsünü yaşıyoruz" diyerek, yapılan haberlerin amacını sorguladı.
"Şehrin Hassas Ayarlarıyla Oynamak Suretiyle Yaratılmaya Çalışılan Yapay Huzursuzluk"
Tuztaşı, açıklamasında esas sebebin, şehrin hassas ayarlarıyla oynamak suretiyle yaratılmaya çalışılan yapay huzursuzluk ve kargaşaya şahsı ve ailesinin dahil edilmeye çalışılması olduğunu belirtti. Ayrıca, habere konu olan alanın daha önceleri de benzer organizasyonlar için kullanılan ticari bir işletmenin kontrolünde olduğunu ve Gökmedrese içerisinde de değişik zamanlarda toplu etkinlikler yapıldığının kamuya ve basına malum bir gerçek olduğunu vurguladı. Kendilerinin de kısıtlı bir zaman diliminde kiraladıkları bu yerin, tarihi yapının arka tarafında bulunan restorana ait olduğunu ekledi.

Prof. Dr. Uğur Tuztaşı'ndan Nikah Polemiğiyle İlgili Kınama!
"Mahremimize Bu Türden Husumetlerin Sokulabileceğini Öngöremedim"
Şehre ve kültürel değerlerine bağlı bir akademisyen olarak aldıkları bazı sorumlulukların, rahatsız ettiği kişiler ya da kurumlar olabileceğini bilerek hizmet anlayışını bundan etkilenmeden şekillendiren bir yaşam çizgisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tuztaşı, "Fakat, itiraf etmeliyim ki, 'Aile Yılı’nda' kutsal bir tören içerisine, hatta mahremimize bu türden husumetlerin sokulabileceğini öngöremedim" diyerek şaşkınlığını ve yaşadığı üzüntüyü dile getirdi.
Prof. Dr. Uğur Tuztaşı, yapılan haberle ilgili birkaç günlük suskunluğunu ve sükunetini şehir duyarlılığı, bilime saygı ve toplumsal huzura verdiği önemle izah edebileceğini belirtti. Bu sürecin, birkaç gündür yaşananlara benzer sıradanlıklarla devam ettirilerek kamuoyunu meşgul etmesi halinde şehir adına üzüleceğini de beyan etti.
"Polemiklerden Şehre Fayda Çıkmaz!"
Açıklamasının sonunda, nikahlarının araç kılınarak yapılan polemiklerden şehre bir fayda çıkmayacağını net bir dille ifade eden Tuztaşı, "Bir kısım kişiler de bu tarz işlerden nemalanmayı düşünüyorsa eğer, bunun adresi bilim insanları, sorumluluk alanlar, taşın altına bedenini koyanlar olmamalıdır" dedi.
Prof. Dr. Uğur Tuztaşı, töre, kültür ve ananelerle çelişen bu yaklaşımları kınadığını, şehrin kültürel değerleriyle ilgili özellikle mesleki alanında üzerine düşen sorumlulukları yerine getirme bilincini her zaman en üst düzeyde ve etkilenmeden koruyacağını belirterek kamuoyuna saygılarıyla duyurdu.
Prof. Dr. Uğur Tuztaşı’nın yaptığı açıklama
Sivas Kamuoyuna Saygılarımla Duyurumdur...
Ünlü bir düşünür, “haksızlık etmektense haksızlığa uğramayı tercih ederim” demiştir.
Şehrin hakikatlerini zamanın ötesinde arayan bir akademisyen ve şehir sevdalısı olarak 5 Temmuz Cumartesi günü evliliğe adım attığım günün ertesinde bu şehirde öğreneceğim başka şeylerin de olduğunu, dramatik bir gazete haberiyle fark ettim.
Özellikle şunun altını çizmek isterim ki tarihi Gökmedrese’nin bahçesinde restoran kafe hizmeti veren açık bir mekanda eserin maneviyatına yakışır bir edeple icra ettiğimiz 15-20 dakikalık nikah törenimizin ardından ailelerimiz ve dostlarımızla birlikte geçirdiğimiz birkaç saatin, bu kadar polemik malzemesi edileceğini ne ben ne de eşim olan mimar hanımefendi, tahmin edemezdik.
Habercilik etiğini aşarak bütün vatandaşlara açık bir alanda kısa bir vakitte, müzik, dans vs. olmaksızın gerçekleşen törenimizin halis olmayan niyetlerle hedef gösterilerek kamuoyuna aktarılış biçiminin şaşkınlığını ve üzüntüsünü yaşıyoruz…
Şehrimizin hassas ayarlarıyla oynamak suretiyle yaratılmaya çalışılan bu yapay huzursuzluk ve kargaşaya şahsım ve ailemin dahil edilmeye çalışılması bu açıklamayı yapmamın asıl sebebidir.
Öte yandan habere konu alan daha önceleri de benzer organizasyonlar için kullanılan ticari bir işletmenin kontrolündedir.
Gökmedrese’nin içerisinde de değişik zamanlarda toplu etkinlikler yapıldığı da kamuya ve basına malum bir gerçektir.
İfade ettiğim gibi bizim kısıtlı bir zaman diliminde kiraladığımız bu yer tarihi yapının arka tarafında bulunan restorana aittir.
Şehre ve kültürel değerlerine bağlı bir akademisyen olarak aldığımız bazı sorumlulukların, rahatsız ettiği kişiler ya da kurumlar olabileceğini elbette bilerek, hizmet anlayışımızı bundan etkilenmeden şekillendiren bir yaşam çizgim olmuştur her zaman…
Fakat, itiraf etmeliyim ki, “Aile Yılı’nda” kutsal bir tören içerisine, hatta mahremimize bu türden husumetlerin sokulabileceğini öngöremedim.
Yapılan haberle ilgili birkaç günlük suskunluğumu ve sükunetimi şehir duyarlılığım, bilime saygım ve toplumsal huzura verdiğim önemle izah edebilirim ancak.
Bu süreç, birkaç gündür yaşadıklarımıza benzer sıradanlıklarla devam ettirilerek kamuoyunu meşgul edecekse şehir adına üzüleceğimi de beyan ederim.
Son olarak nikahımız araç kılınarak yapılan polemiklerden şehre bir fayda çıkmaz. Bir kısım kişiler de bu tarz işlerden nemalanmayı düşünüyorsa eğer, bunun adresi bilim insanları, sorumluluk alanlar, taşın altına bedenini koyanlar olmamalıdır.
Töre, kültür ve ananelerimizle çelişen bu yaklaşımları bu vesileyle kınadığımı, şehrin kültürel değerleriyle ilgili özellikle mesleki alanımda üzerime düşen sorumlulukları yerine getirme bilincimi hep ve en üst düzeyde, etkilenmeden koruyacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiririm… Prof. Dr. Uğur Tuztaşı

